Perşembe, Nisan 24

ardım yok benim, ötem de

kocaman düşlerden düşmek... yaşamım replik aldığı düşlerin düşünceye düşmemesiyle düşüyor, sanırım. hüzün tınılarken, sabahın buğusunda, hiçken, anlamsızken, parmaklarımı iteliyorum. hiçbir şeyin farkındayım, her şeyin de. bu, biliyorum fakat birkaç eksik, evet, ne bilmiyorum, fakat eksik. hiçbir şeyin farkında olmak istemezdim, diğerleri gibi, herkes gibi. gökkubbeye baktığımda, denizde, ayda, yıldızlarda, kuyruklarında, yağmurda... sair çok şey hissediyorum, bu hoş. fakat düşmek değil! ellerim bağlı sesim yok'ken, nereye düştüğümü bilmiyorken, hiçken zaman, buğuyken yaşam... değil... hoş değil. belki de, hiç... gerçek ve istemiyorum, anlamsız ve anlatmaksız değil anlayamamalı, anlatamamalı. koşarken tınıyla eş duygulu aslında içimden dayanaklı koşuyorum, evet, bu sanırım. yaşamayı öldürüyorum. ardım yok benim. ileri yok, yok! oluşturmak? belki. taşlar var, tretuvar taşları ya da deniz kıyısı kayaları değil, beş taş kıvamlı da. adımlarda geride kalan, soğuk, sıcak, saydam, küçük. ardımda kalıyor her adımda, ileri yok! ileride yok. alıp ileriye koymak, evet, pekâlâ bu olabilir fakat düşüyorlar, ardım yok benim. kanım çekiliyor nereye bilmiyorum, gel-git değil bu. çekiliyor. kim zamanı biliyor? bilmiyorum, hoş, bilse de kim, bunu saklayacaktır.
kıvrılan zamanın, kıvrılmış tarafında kalıp, zamanı bilmemek/bilememek. hiç bilmemek/bilememek. susmak bildiğine. ne fena.

"yine de,
yağmur ıslatıyorsa, koşabiliyorsam ip üzerinde, yıldız kaydırabiliyorsam...
düşse...
her şeye geç değil..."
düşlüyorum. bunu zaman göstermeyecek.

5 yorum:

msd dedi ki...

sen çılgın, sen esrik ve gerçeklerden firari...
şahsen yazının tamamını okumadım, sayıklama gibi.

başım dolanıyor.

Zifirî dedi ki...

tinsel sayıklayış, belki.
başında birçok soru işareti, farkındayım arşi.

solar dedi ki...

sözcüklerine takılınca düşüyor insan, oysa tam tersi olmalıydı, yani oturup da düşleyince düşmeliydi, aslında hep masallarda kalmalıydı..

Zifirî dedi ki...

gerçek değilim belki de, saydamım. sözcükler de, düşerken düşüyordu iç'ten. (:

sahil vurgunu dedi ki...

uçmaya devam...