... ve sırtımdan -bedenimin her oluğundan- oluk oluk ateş yaşlar akar; nefesimi tutup gözlerimde kırmızı kanallar oluşur böyle olunca.
fazla sürmez; çevrem ve sevdiklerim bunu sevmez, korkarlar hatta, ya da çekinirler, ya da umursarlar.
öyle dayanaksız dirilmek ne zordur bilseniz... yağmur olmadan ıslanmak kadardan daha zor, ve kimse hissedemez en fenası. hissetse de bunu söylemeyecektir, kaçacaktır; hissetmek önceleri zamandan kaçılacağına inandırır; kaçılamaz.
sırf güneş doğduğu için, yine deniz rengini koruduğu -ve- hüzünü aldığı için yaşamın, nereden geldiği bilinmez içhuzur... dayanaksız duruyorum yaşamda, hiçbir şey tutugaçsız.
(sanırım yaşam daralırken fikrim, kelimelerimde düşüyor, ne fena.)
Cumartesi, Haziran 28
bazen.
Yazan, Çiziktiren, Düşleyen:
zifirî melek
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
9 yorum:
sıkıntı anında anlamsızca tutulamayan ellerden cıkan cümlecikler.. sadece ' anlık içsellik ' kavramına uyan, tam da ÇŞ'ye yakısan kelime oyunları.. ve en önemlisi de bu yazının cıkıs sebebinin : (karamsarlığın) bilmemek icin ne denli değer verilesi bir kisilik olduğunu kendini yerdikce yerme isteği.. bu karanlık benim sadece, karanlık paylasılmaz herkesle dercesine.. tam da tanıdığım kadarıyla ÇŞ'ye yakısan bicimde..
ÇŞ de nedir? sanırım o da düş'tü. (:
o halde benim tanıdığım insan da düstü..
ne yazık.. ):
sizin tanıdığınız insan değil, düştü sanırım. (:
o halde ' annem yabancılarla konusmamamı söyledi ' seklinde cocukca ama mantıklı bir yorum yapma vaktidir sanıyorum.. =) af buyurun..
afsız, düş sizindi. (:
düs'lerimiz bizim dilimizce gerceksilerimiz olduğu icin, düs saydığınızdan dolayı memnuniyet ve tesekkürlerimi de sunmak istiyorum..=)
düş kocamandır, dil de ne? (:
hah !
hos'sunuz..
Yorum Gönder